Buzlar Kraliçesi
Andersen’in buzlarla kaplı ünlü masalının yeni uyarlaması, Berlinale’de ödülle taçlandırıldı. 1970’lerdeyiz. Evden kaçan 16 yaşındaki Jeanne, bir stüdyoya sığınmıştır. Jeanne burada çekilmekte olan Karlar Kraliçesi filminin esrarengiz yıldızı Cristina’nın tuhaf çekiciliğine kendini kaptırır. Set ile perde, film ile gerçeklik birbirine karışırken, oyuncu ile kız arasında karşılıklı bir hayranlık gelişir. Marion Cotillard’ın da rol aldığı Masumiyet ile 2005’te İstanbul Film Festivali’nde Halk Ödülü’nü kazanan Lucile Hadžihalilović’in bu yeni filmi, Gaspar Noé’nin de aralarında bulunduğu yıldız bir oyuncu kadrosunu bir araya getiriyor.
⚠ Bu filmde sorun mu var? Hata Bildir
Buzlar Kraliçesi: Bir Bakışın Soğuk Parıltısı
Bir bakışta değişen o şey… Cristina’yı canlandıran Marion Cotillard’ın yüzündeki o anlık parıltı, tıpkı buz kristali gibi kırılgan ama bir o kadar da keskin. Genç Jeanne'ın gözünden izlediğimiz bu esrarengiz aktristin her mimiği, setin sisli atmosferinde adeta bir sır perdesini aralar gibi. Hadzihalilovic, kamerayı Cotillard’ın sesindeki hafif tınılara, duruşundaki o zarif mesafeye odaklayarak, karakterin dışından iç dünyasına doğru bir yolculuk vaat ediyor. Ancak bu yolculuk, çoğu zaman cam bir perdenin arkasından izler gibi, tam olarak o içe işlemeyen bir deneyim olarak kalıyor.
Jeanne’ın Cristina’ya duyduğu h…
6.7 Eleştirinin tamamını oku Daralt Editör puanı, okur beğenileriyle hafifçe güncellenir; site puanından bağımsızdır.
Bir bakışta değişen o şey… Cristina’yı canlandıran Marion Cotillard’ın yüzündeki o anlık parıltı, tıpkı buz kristali gibi kırılgan ama bir o kadar da keskin. Genç Jeanne'ın gözünden izlediğimiz bu esrarengiz aktristin her mimiği, setin sisli atmosferinde adeta bir sır perdesini aralar gibi. Hadzihalilovic, kamerayı Cotillard’ın sesindeki hafif tınılara, duruşundaki o zarif mesafeye odaklayarak, karakterin dışından iç dünyasına doğru bir yolculuk vaat ediyor. Ancak bu yolculuk, çoğu zaman cam bir perdenin arkasından izler gibi, tam olarak o içe işlemeyen bir deneyim olarak kalıyor.
Jeanne’ın Cristina’ya duyduğu hayranlık, film ile gerçeklik arasındaki bulanık çizgide kendine bir yer bulurken, karakterin iç çizgisi daha çok bir izlenimler zinciri olarak karşımıza çıkıyor. Clara Pacini, Jeanne’ın gençlikteki o belirsiz arayışını, beden diliyle ve sessiz bakışlarıyla vermeye çalışsa da, bu hayranlığın neden bu denli derinleştiği ya da Cristina’nın Jeanne üzerindeki tam etkisinin ne olduğu tam anlamıyla hissedilemiyor. Bu durum, oyuncuların arasındaki potansiyel o gerilimi ve çekimi, çoğu zaman yüzeyde bırakıyor, derinlemesine bir etkileşime dönüşmesini engelliyor.
Özellikle Cristina’nın Jeanne ile ilk karşılaşmalarından birinde, sahnedeki sessizlikler güçlü bir gerilim yaratma potansiyeli taşırken, diyalogların yüzeyselliği bu potansiyeli törpülüyor. Yönetmen, görselliği ve atmosferiyle adeta şiirsel bir dünya yaratırken, karakterlerin birbirine açtığı kapıların arkası çoğu zaman boş kalıyor. Cotillard’ın soğuk performansı, filmin görsel estetiğiyle mükemmel bir uyum içinde, ancak bu donukluk, hikaye örgüsünün beklenen duygusal derinliğe ulaşmasını engelliyor. Karakterler arasındaki bağ, adeta buzdan bir heykel gibi, estetik ama dokunulduğunda eriyip giden bir his bırakıyor.
Buzlar Kraliçesi, insan ruhunun karmaşık labirentlerine girmek yerine, yüzeyde geziniyor gibi. Lucile Hadzihalilovic, oyuncu ile yönetmen arasındaki o özel bağı hissettirse de, bu filmde gözlemci bakışının ötesine geçmekte zorlanıyor. Görsel dilindeki ustalığı ve Cotillard’ın ekran karizması takdire şayan olsa da, filmin anlatısal yapısı ve karakterler arası ilişkilerdeki derinlik eksikliği, fantastik potansiyeli melodramatik bir yöne itiyor. Sonuç olarak, Buzlar Kraliçesi, izleyiciyi kendine çeken bir buz kraliçesi misali, uzaktan hayranlık uyandırsa da, yakınlaştıkça dokunuşun sıcaklığını hissettirmekte yetersiz kalıyor.
Yazıda geçenler: Marion Cotillard · Clara Pacini · Lucile Hadzihalilovic
Oy vermek için giriş yapın ya da üye olun.
Eleştiriyi kendi sayfasında aç · 2 dk okuma · Selin Aydın arşivi
Bu yazı, editör kadromuzun yapay zekâ destekli kaleminden çıkar; yayın öncesi otomatik denetimden geçer.









